Cumartesi, 22. Kasim 2008
Login
Nick: Pass:  

  Magazin  Polemik  Dünya  Toplum  Yasam  TürkHaber  GermanNews
"Eşcinsellik artık hafta sonu hobisi değil"  
Carsamba, 17. Mayis 2006

aktuelle News Ankara'da uluslararası bir toplantı düzenleyecek olan Kaos GL Derneği Genel Sekreteri Ali Erol: "Eşcinsellik artık kıyıda köşede yaşanan, sadece uç
bir alanın gerçeği değil. Her kesimden eşcinseller çıkabileceği görüldü ve
eşcinsel hakları açısından önemli bir sürece girildi"


Homofobi sözlükte "Homoseksüellik korkusu, heteroseksüel olmayan kişilere yönelik olumsuz yargılar" olarak açıklanıyor. Homofobinin son örneğine geçtiğimiz hafta Özürlüler Vakfı'nın düzenlediği toplantıya
eşcinsellerin de katılması üzerine sponsor kurumların desteğini çekmesi üzerine tanık olduk. "Hayatın her alanında homofobik tutumlarla karşı karşıya kalıyoruz. Bunun sadece bizim değil, heteroseksüellerin de meselesi olduğunun farkına varılmasını istiyoruz. Eşcinsel ve heteroseksüllerin birlikte özgürleşeceği bir dünya için çözüm yolları arıyoruz" diyen Kaos Gay/Lezbiyen Kültürel Araştırmalar ve Dayanışma Derneği, bu amaçla çok büyük bir uluslararası buluşma gerçekleştiriyor. 17-21 Mayıs tarihlerinde Ankara'da gerçekleşecek etkinliklere yabancı parlamenter, gazeteci ve akademisyenlerin yanı sıra şair ve yazar Murathan Mungan da bir sunum ve söyleşi ile katılacak. Dernek başkanı Ali Erol, "Üç yıl önce de benzer bir sempozyum yapmıştık. Ama bu boyutta değildi. Oldukça yoğun bir ilgi bekliyoruz" diyor. Buluşma herkese açık ve ücretsiz.

Homofobi nasıl ortaya çıkıyor?

Bu iktidar ilişkileriyle, toplumda alışılmış kalıplarla ilgili. Örneğin "Normal olan heteroseksüelliktir ve sadece onların yaşama hakkı vardır" diye düşünen bir insan, farklı olanları zaten dışlayacaktır. Bu da sosyal arenadan dışlama, geçmişte olduğu gibi toplu öldürmelere veya gay cinayetlerine kadar varabiliyor. Homofobi ideoloji, din temelli de olabiliyor. Kişi kendisinden farklı olanlara yaşam hakkı tanımıyorsa elbet homofobi de ortaya çıkacaktır.

"Lezbiyenlerin işi daha zor"

Bu tutumlar bölgelere göre değişiyor mu?

Homofobiyi coğrafyalara ayırmayı tercih etmiyoruz. Araştırmalarda istatistiksel olarak büyük farklılıklar da yok zaten. İktidar ve kurum ilişkileri her yerde benzeşiyor. Homofobi her kesimde var ama bir ebeveyn çocuğunun eşcinsel olduğunu duyduğunda psikiyatriste götürebilirken bir
diğeri şiddet uygulayabiliyor.

Dünyada nasıl algılanıyoruz?

Bazıları bu ülkeyi eşcinseller için bir cehennem sanıyor. Türkiye'de homofobi var ama eşcinseller için cennet de değil, cehennem de. Dalgalanan
bir seyir izliyor. Örneğin emniyetin de kabul ettiği gay cinayetleri olgusu
var. İnsanlar sırf gay oldukları için öldürülebiliyor. Yine de eşcinsellere
yönelik örgütlü bir nefret dalgası gelişmedi.

Medyanın eşcinsellere yaklaşımını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Haber konusunda en çok yaşanan sorun habere odaklanmak yerine, kişinin
cinsel eğilimine odaklanılması oluyor. 80'lerin başında eşcinseller için
psikopat, sapık tanımlamaları kullanılıyordu ama son 15 yılda böyle bir söylem geliştirmedi. Eşcinsellerin magazin malzemesi gibi sunulduğu oluyor
ama genelde eşcinsellerin demokratik ilerlemeye katılması yönünde olumlu
gelişmeler var. Artık gazetelerin her sayfasında eşcinsellerle ilgili haberler olabiliyor. Bu karşılıklı etkileşimle oldu ve sürecek diye düşünüyorum. Son 15 yılda genel olarak gözle görülür bir iyileşme var. Ama lezbiyenlikle ilgili haberler ciddi olsa bile daha magazinel, yarı espritüel dille verilebiliyor.

Gay denince akla erkekler geliyor. Lezbiyenlerin daha geri planda kalmasının nedeni nedir?

Lezbiyenlerin daha az görünür olmasında toplumdaki kadın-erkek ilişkileri ve konumlanmalarının payı var. Eşcinsel de olsan bu toplumda erkekliğin
sana sağladığı sosyal / kültürel konumlar, öncelikler var. Kadınlar zaten
kıskaç içinde ve kendilerini ifade edemiyor. Üzerine bir de lezbiyen veya
biseksüelse daha zor durumda kalıyor. Bir kadının okulunda, ailesinde,
işyerinde cinsel tercihini ifade etmesi dışlanmadan cinsel tacize kadar
sonuçlanabilir. Bunları sorunları aşabilen lezbiyenlerin sayısı çok az.

Kadın ve erkeklerin maruz kaldıkları olumsuz davranışlar arasında
farklar var mı?

Gay'ler daha bağımsız, özerk davranabiliyor. Ama lezbiyenler ailelerine
karşı çıkamıyor, evlendirilebiliyor.

Evlilik demişken, Türkiye'de eşcinsel evliliklerin öne açılabilir mi sizce?

Bu Batı'da ana gündem konusu ve bizim gündemimize de çok geliyor. Aslında anlamlı ama Türkiye'de gay / lezbiyenlerin haklarını elde etmeleri
şurada topu topu 10-15 yıllık bir süreç. Bu süreç eninde sonunda farklı
ilişkileri, birliktelikleri beraberinde getirecektir. Ha bu evlilik mi olur, bunu
zaman gösterecek. Hayatın ne getireceği hiç belli olmaz. Çünkü eşcinsellik
artık sadece bir-iki metropolün veya uç bir alanın gerçeği değil. Eşcinsellik
artık bu memleketin her kesiminin bir gerçeği. Ama olumlu ama olumsuz
yaklaşımla... Bizim dernekleşme sürecimizde, TCK değişirken Meclis'e
gitme döneminde, her kesim eşcinsellerle ilgili olumlu, olumsuz bir şey
söylemek durumunda kaldı. Kayıtsız kalınamayan bir sürece girdik.

"En acımasız koşullar iş hayatında"

Eşcinsellerin en önemli sorunu nedir?

Biri için can güvenliğiyken, diğeri için işten atılma korkusu birincil olabilir. Ama artık eşcinselliğin kıyıda, köşede, hafta sonu hobisi gibi yaşanmadığı, her kesimden eşcinsellerin çıkabileceği görüldü. Biz aile ve iş
hayatına yoğunlaşıyoruz. Eğitimde biraz rahatlamadan bahsedebiliriz
çünkü pek çok akademisyen bu alanda bir şeyler üretmeye başladı. Pek çok eşcinsel kendini gizlemeden kampüslerde var olabiliyor. Ama iş hayatında görünmez bir şiddet var. Çalışanların üzerinde ayrımcılığa maruz kalma, işten atılma korkusu çok şiddetli yaşanabiliyor. Birkaç örnek dışında en acımasız koşulların olduğu alan iş hayatı diyebiliriz. Çünkü bu kaygı ve korku, insanların görünürlüklerini de etkileyebiliyor. Ailede ve eğitimde
yavaş yavaş açılabiliyor ama iş hayatı, Türkiye'de tabu özelliğini koruyor.

Ayrıntılı bilgi için: http://www.kaosgl.com;/ (0312) 230 03 58

"'Brokeback Dağı' ile insanlar eşcinsel aşkı telaffuz etmek zorunda
kaldı"


"Brokeback Dağı" filminin olumlu veya olumsuz ne gibi etkileri oldu?

Filmdeki üç-beş dakikalık yakınlaşmayı çıkardığımızda geriye kalanı kavuşamama, birlikte olamama üzerine aktı gitti aslında. Gay / lezbiyen filmi olarak adı konulamamış, temas ve yakınlaşmanın çok daha yoğun
yaşandığı film ve diziler vardı aslında. Bizim ülkemizde bir konunun adı
konduğunda, ona yaklaşım değişebiliyor. Burada bir şeyin adı kondu.
İnsanlar gay, eşcinsel aşkı telaffuz etmek zorunda kaldılar. Eşcinsellerin
hakları ve meşruiyeti açısından tartışmalara vesile olması olumlu bir yaklaşımdı.

 

Yaprak Aras / Milliyet

"Eşcinsellik artık hafta sonu hobisi değil"

Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden biz sorumlu tutulamayız.



LIFESTYLE & ALEM

Vurulma nedeni seks kasedi mi
   Şarkıcı Özcan Deniz'in Çeşme'de uğradığı silahlı saldırıyla ilgili şok iddia.

Gay'ler Mikonos'tan sikildi yeni cennet Bodrum olacak
 Uluslararası Gay ve Lezbiyen Seyahat Birliği (IGLTA) Başkanı Carlos Kytka, Bodrum’da eylül ayında yapacakları...

Müslüman escinsellerin mücadelesi
 Hepsi de iman sahibi ama cinsel tercihlerini toplumlarıyla bağdaştıramadılar...

ERKEK HAMILE!
  Sonunda bu da oldu! Dünyada ilk kez bir erkek hamile kaldı!

Bülent Ersoy'u ben yasakladim
 Bülent Ersoy, 12 Eylül döneminde cinsiyet değiştirdiğinde, sahneye çıkması...

Iste Eurovizyon Sarkimiz
 Video! Mor ve Ötesi, Türkiye'yi "Deli" isimli parçayla temsil edecek.

Seçenekler


© 2008 GayAlem | RSS



Künye                            Reklam                            Banner                            Iletisim